İstifa Eden Bir İşçi İhbar Tazminatı Öder mi? İzmir’de yaşayan, iş hayatının “gerçekleriyle” erken yaşta tanışmış biri olarak söyleyeyim: bu konu Türkiye’de en çok yanlış bilinen iş hukuku başlıklarından biri. Ve işin ironik yanı şu; herkes bir şey biliyor ama kimse tam bilmiyor. Sosyal medyada “istifa eden hiçbir şey ödemez” diyen de var, “istifa ettiysen geçmiş olsun, ihbarı basarlar” diyen de. İkisinin de kör noktaları var. Net cevapla başlayalım: Evet, bazı durumlarda istifa eden işçi ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabilir. Ama bu cümle tek başına gerçeği anlatmıyor. Çünkü iş hukuku dediğimiz şey, siyah-beyaz değil; gri alanların bol olduğu bir alan.…
Yorum BırakEtiket: de
“İslamda köpek yenir mi” konusu son dönemde oldukça merak ediliyor. Biz de sizler için detaylı bir içerik hazırladık. İslamda köpek yenir mi? Konusuna Kısa Bir Giriş: Bursa’dan Dünyaya Uzanan Bir Merak İlgili Makale: İslamda kaç tane yasak var ? Bursa’da yaşayan 26 yaşında biri olarak şunu fark ediyorum: bazı konular var ki hem sokakta konuşulmaz gibi olur hem de internetin derinliklerinde herkesin aklının bir köşesinde durur. “İslamda köpek yenir mi?” sorusu da tam olarak böyle bir konu. Bir yandan dini hükümler, bir yandan kültürel alışkanlıklar, bir yandan da dünyanın farklı yerlerindeki beslenme pratikleri… Hepsi aynı masaya oturunca konu bir anda…
Yorum BırakGiriş: İranın fatihi kimdir? “İranın fatihi kimdir?” sorusu aslında tek bir cevabı olan basit bir tarih sorusu gibi görünse de, içine girdikçe işin hiç de öyle olmadığını fark ediyorsun. Bursa’da sabah işe giderken metroda ya da akşam eve dönerken kafayı dağıtmak için tarih videoları izlerken bile bu konuya denk geliyorum. Çünkü İran dediğimiz coğrafya, binlerce yıl boyunca sürekli el değiştirmiş, farklı imparatorlukların yükselip düştüğü bir merkez olmuş. Dolayısıyla “fatih” dediğimiz kişi de, hangi döneme baktığına göre değişiyor. Birine göre Büyük İskender, birine göre Arap orduları komutanları, birine göre de Moğol hükümdarları. Yani aslında tek bir isimden çok, bir “fetihler zinciri”…
Yorum Bırak4 Yıllık Üniversiteye Kaç Yıl Kalma Hakkı Var? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Bir anlatıcının kalemi, gerçeği sadece yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda onu yeniden şekillendirir. Kelimelerin gücüyle örülmüş her bir cümle, insan ruhunun derinliklerine dokunur ve okuyucuya farklı bir bakış açısı kazandırır. Edebiyat, zaman ve mekânın ötesine geçerek, bize sadece bir hikâye anlatmaz; aynı zamanda duygusal ve entelektüel bir yolculuğa çıkarır. Peki, bu gücü ve dönüşüm potansiyelini düşündüğümüzde, “4 yıllık üniversiteye kaç yıl kalma hakkı var?” gibi bir soru edebiyat perspektifinden nasıl ele alınabilir? Bu soruya, metinler arası ilişkiler, semboller ve anlatı teknikleri aracılığıyla anlam katmanları ekleyebiliriz. Üniversite eğitimi, sadece bir…
14 Yorum2024’de KYK Yurt Nakli Ne Zaman? — Tarihsel Bir Perspektifle İnceleme Geçmişten bugüne öğrenci yurtlarının devrimsel bir işlevi oldu: Yurtlar, yalnızca barınma alanı değil; üniversite gençliğinin, topluma açılan kapısı, yaşamın yeni dönemine adım attıkları resmi bir geçiş mekânıydı. Bu yüzden Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) ile KYK’nın nakil süreçleri ve tarihlerinin, yalnızca bir idari gün değil; gençlerin yaşam düzenlerini planladıkları, umut ve kaygı taşıdığı kritik bir zaman aralığı. Bir tarihçi gözüyle bakarsak, 2024 KYK yurt nakli süreci de geçmişin izlerini taşırken — yeni koşullar ve toplumsal beklentilerle kendi kırılma noktasını oluşturuyor. Tarihsel Süreç: KYK, Yurtlar ve Nakil Gelenekleri Türkiye’de yükseköğrenimin…
6 YorumKur’an Kaç Kez Değiştirildi? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, yalnızca bilgiyi almak değil, o bilgiyi içselleştirmek ve yaşama geçirebilmektir. Her birey farklı bir öğrenme yolculuğundan geçer; bazen doğru soruları sorarak, bazen de yanıtları arayarak gelişiriz. Bir eğitimci olarak, öğrenmenin dönüştürücü gücüne olan inancım, bizi daha derin düşünmeye ve çevremizdeki her şeyin anlamını sorgulamaya yönlendiriyor. Bugün, öğrenme süreçleri ve pedagojik yöntemlerle bağlantılı olarak, önemli bir soruyu ele alacağız: Kur’an kaç kez değiştirildi? Bu sorunun cevabı, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli sonuçlar doğurabilir. Kuran’ın zaman içinde değişip değişmediği konusunu, eğitim ve öğrenme teorileri bağlamında tartışarak anlamaya çalışacağız.…
8 YorumOsmanlı’da Hükümdar Çocuklarına Ne Denir? İktidar, Güç ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi İktidarın Doğası: Güç ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimcisinin Perspektifi Güç ilişkileri, toplumların şekillendiği ve işlediği temel unsurlardır. İktidar, sadece yönetme değil, aynı zamanda toplumun değerlerini, ideolojilerini ve katmanlarını yeniden üreten bir yapıdır. Peki, iktidar mekanizmaları yalnızca yöneticilerle mi sınırlıdır? Toplumun en yüksek katmanlarındaki bireylerin, iktidar üzerindeki etkileri nasıl şekillenir? Bu sorular, genellikle anayasal sistemlerin ve yöneticilerin toplum üzerindeki etkilerini düşündürürken, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hükümdar çocukları örneği üzerinden de daha geniş bir siyasal yapıyı sorgulamamıza olanak tanır. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hükümdar çocukları, sadece padişahın soyundan gelenler…
10 YorumKarl Kani Hangi Ülkenin Markası? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Giriş: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Bir siyaset bilimcisi olarak, güç ilişkilerinin toplumsal düzen üzerindeki etkilerini düşündüğümde, sadece devletin ya da hükümetin değil, kültürel üretimin, markaların ve ticari başarıların da toplumsal yapıyı şekillendirdiğini gözlemlerim. Markalar, bir ülkenin ekonomik gücünü yansıttığı gibi, aynı zamanda ideolojik bir yapının, kültürel normların ve toplumsal değerlerin de taşıyıcısı olabilir. Bu açıdan bakıldığında, markalar sadece ticari ürünler sunan varlıklar değil, aynı zamanda toplumsal yapının birer yansımasıdır. Bir markanın kökeni, sahibi ve faaliyet gösterdiği ülke, toplumun ideolojik yapısını, bireylerin güçle ve kurumlarla ilişkilerini anlamamız açısından önemli ipuçları…
6 YorumDilbilim Dalları Nelerdir? Beynimizin Kelime Oyun Bahçesine Hoş Geldiniz! Bazı insanlar sudoku çözer, bazıları strateji oyunları oynar… Biz dil meraklılarıysa “fiil çekimlerinde neden ek değişti?” diye kafa patlatırız. Eğer siz de “Kelime bu kadar basit bir şey mi?” diye düşündüyseniz, sevgili okuyucu, size kötü bir haberim var: Hayır, değil! Dilbilim dünyası; bir yanda stratejik plan yapan erkeklerin analitik zihinleri, diğer yanda empatisiyle iletişimi sanat hâline getiren kadınların sezgileriyle kurulmuş dev bir evrendir. Hadi gelin, bu evrende eğlenceli bir keşif turuna çıkalım. Spoiler: Bu yolculukta bol bol gülümseyeceksiniz. 😄 Dilbilim Nedir? (Kelime Dedektifliğinin Bilimsel Hâli) Dilbilim, insan dilini bilimsel olarak inceleyen,…
8 YorumGözlem Nedir Akademik? Tarihsel Süreçlerin Sessiz Tanığı Üzerine Bir İnceleme Giriş: Bir Tarihçinin Sessiz Tanıklığı Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini sürmek, sadece belgeleri okumak değil, aynı zamanda insanın sessiz davranışlarını, toplumların gündelik pratiklerini ve tarihsel değişimlerin görünmeyen yönlerini gözlemlemek anlamına gelir. Gözlem, bir dönemin ruhunu anlamanın en insani, en sade ama en derin yoludur. Akademik gözlem, tarihin kalbinde atan sessiz bir tanıklıktır; olayları yalnızca kaydetmez, onları anlamlandırır, bağlamına oturtur ve geleceğe bir ayna tutar. Tarihsel Süreçlerde Gözlemin Rolü Tarih bilimi, veriye, belgeye ve yoruma dayanır; ancak bunların her biri gözlem olmadan eksiktir. Eski çağ tarihçilerinden Herodotos’un seferleri gözlemleyerek kaydetmesi, 19.…
12 Yorum